Kırgızistan – Türkiye Manas Üniversitesi’nde eğitim gören her öğrencinin bir kez olsun yurtdışına gitme hayali olduğu bilinir. Manas Üniversitesi’nde her yıl başarılı öğrencilerin bu hayali Türk Dünyası Belediyeler Birliği (TDBB) tarafından gerçekleştiriliyor. 2025 yılında biz de bu şanslı öğrenciler olarak, İstanbul’da TDBB’de staj yapma fırsatı bulduk. Bu muazzam şehirde, Avrupa’nın Asya ile buluştuğu noktada, bizler Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesi İşletme Bölümünden Nuriza Muhtarbek kızı, Ayköl Belekova; Finans ve Bankacılık Bölümünden Zamira Bayraktarova; Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Bölümünden Aygerim Ganiyeva Türk dünyasının kültürel çeşitliliğini ve birliğini simgeleyen önemli bir organizasyonla tanıştık: Türk Dünyası Belediyeler Birliği (TDBB).
TDBB’de yapmış olduğumuz staj, sadece teorik bilgilerimizi derinleştirme fırsatı sunmakla kalmadı, aynı zamanda yerel yönetimler dünyasına dair derinlemesine bir deneyim kazanmamıza da imkân sağladı.
Türk Dünyası Belediyeler Birliği, tüm farklılıkları bir kenara bırakıp, birleştirici bir güç olarak, Türk halkları arasında köprü kurmayı başarmaktadır. 30’dan fazla ülke ile çalışan, bu kadar geniş bir coğrafyaya yayılmış ve birbirinden farklı kültürleri barındıran bu yapının bir parçası olmak, bizim için son derece etkileyici ve öğretici bir deneyim oldu. TDBB’nin misafirperverliği ilk günden dikkatimizi çekti. Uçaktan indikten sonra havalimanında bizi karşılayan ağabey, her konuda bize yardımda bulunan ablalarımız, her zaman bizi destekleyen TDBB’nin Genel Sekreteri Dr. Fahri Solak hocamız ve TDBB ailesi bizim için özel insanlara dönüştü. Kurumun profesyonel ve sıcak ortamı ilk günden itibaren kendimizi rahat hissetmemizi sağladı. TDBB bizim yurtta kalma, yemek, gezi programları ve hatta ulaşım dahil tüm masraflarımızı karşıladı.
Türk Dünyası Belediyeler Birliği’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen bu staj programı, Türkiye’nin yerel yönetim yapısını daha yakından tanımak, belediyecilik faaliyetlerini yerinde gözlemlemek ve farklı müdürlüklerin işleyişine dair pratik bilgi edinmek amacıyla düzenlendi. 7-31 Temmuz 2025 tarihleri arasında yürütülen bu program kapsamında İstanbul’da beş, Bursa’da ise bir belediyeyi ziyaret ettik, ilgili müdürlüklerin faaliyet alanlarını inceledik ve uzman personelden bilgi aldık.
Güngören Belediyesi
İlk ziyaret ettiğimiz Güngören Belediyesi’nin geniş bir hizmet yelpazesi sunduğunu ve halkına sadece temel belediyecilik hizmetleriyle değil, aynı zamanda sosyal hizmetler, kültürel etkinlikler, eğitim fırsatları ve sportif faaliyetler gibi pek çok alanda da yardımcı olduğunu öğrendik. Bu, bizim için son derece öğretici ve ilham verici bir deneyim oldu. Belediyenin sunduğu hizmetlerin kapsamı, işin sadece günlük işleyişinden çok daha öteye gittiğini gösteriyor; insan hayatına dokunan, onu güzelleştiren, geliştiren bir anlayışla çalışıldığını fark ettik.
Özellikle sosyal hizmetler alanındaki çalışmaları gözlemlerken, insanların yaşam kalitesini yükseltmeye yönelik yapılan projelerin ne kadar önemli olduğunu daha iyi anladık. Belediyenin sosyal yardım programları, yaşlılar, engelliler ve düşük gelirli aileler için sunduğu destekler sadece birer yardım kaleminden ibaret değildi; her bir yardım, bir insanın hayatını kolaylaştırmaya, onu değerli hissettirmeye yönelikti.
Bunun yanı sıra belediye, gençleri ve tüm halkı spora teşvik etmek için birçok program sunarken, güzellik hizmetleri ve kültürel etkinlikler sadece fiziksel değil, ruhsal iyilik halini de hedefliyor. Ayrıca Öğrenci İstasyonu, Güngören Akademi, Hanımeli Konağını gezme fırsatını bulduk ve bu projelerin gençlerin kişisel ve mesleki gelişimleri üzerindeki etkisini gözlemlemek bizim için oldukça değerliydi.
Bahçelievler Belediyesi
Sonraki gün ziyaret ettiğimiz Bahçelievler Belediyesi’nin Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü bünyesinde yürütülen kapsamlı çalışmalar, belediyeciliğin sosyal boyutunu yakından tanımamıza olanak sağladı. Ziyaret sırasında bizi en çok etkileyen bölümlerden biri, halkın her türlü sorun ve talebiyle başvurabildiği “Beyaz Masa” birimi oldu. Vatandaşlar burada danışmanlık hizmeti alabiliyor, dilek ve şikâyetlerini doğrudan yetkililere iletebiliyor. Bu uygulama, yerel yönetimle halk arasındaki iletişimin güçlendirilmesi açısından oldukça değerli bir örnek teşkil ediyor.
Ayrıca belediyede, iş arayan vatandaşlarla işverenleri buluşturan bir istihdam biriminin bulunması, sosyal sorumluluk anlayışının güçlü bir yansımasıydı. Bunun yanında lise öğrencilerine meslek seçimi konusunda rehberlik hizmeti sunan danışmanlık merkezi de gençlere yönelik planlı ve bilinçli bir yaklaşımı ortaya koyuyordu.
Belediye binasının hemen yanında yer alan, özellikle engelli bireyler için ücretsiz hizmet veren berber salonu ise sosyal hizmetin sahadaki en somut örneklerinden biriydi. Bu tür uygulamalar, toplumsal kapsayıcılığı ve eşit hizmet anlayışını ön plana çıkarıyor.
Son olarak, Bahçelievler Belediyesi’nin büyük bir Kültür Merkezi ve Spor Kompleksi ile sosyal ve kültürel yaşama yaptığı katkı da göz ardı edilemez. Kültür Merkezinde yer alan geniş toplantı salonları ve nikâh salonu, halkın çeşitli etkinliklere katılımını mümkün kılarken, spor kompleksinin binasında belediyeye ait tüm kurumların ve sosyal tesislerin minyatürleri yer almakta ve bu da belediyecilik faaliyetlerinin çeşitliliğini simgesel bir biçimde yansıtmaktadır.
Ümraniye Belediyesi
Bizim için en dikkat çekici belediyelerden biri ise, Ümraniye Belediyesi oldu. Mali hizmetler konusunda yapılan sunumla birlikte, belediyenin şeffaflık ve hesap verebilirliğe ne kadar önem verdiğini yakından görme şansımız oldu.
2024 yılına ait güncel istatistiklerin paylaşılmasının ardından, sadece sayılardan ibaret olmayan, gerçek insanların hayatlarına dokunan projelerin arkasındaki emeği hissettik. Sosyal Yardım Ödemeleri, Veteriner Hizmetleri, Zabıta Hizmetleri gibi birimlerin nasıl çalıştığını öğrendikçe, belediyeciliğin ne kadar kapsamlı ve özen isteyen bir alan olduğunu daha iyi anladık. Bu birimlerin çalışma prensiplerini ve projelerin sahaya nasıl yansıdığını yerinde görmemiz, bize teoride öğrendiğimiz bilgilerin pratikteki karşılığını sunmuş oldu. Ofislerdeki sıcak karşılama, çalışanların bize zaman ayırarak detaylı bilgiler vermesi, Golf arabasıyla gezdirilmiş olmak kendimizi değerli hissettirdi.
Ve en güzel sürprizlerden biri, Ümraniye Belediyesi’nin gençlere ve eğitime verdiği önemdi. Biz stajyer öğrencileri sadece dinleyen değil, sürecin bir parçası hâline getiren bu yaklaşım, mesleki motivasyonumuzu artırdı. Bizlere sadece bilgi değil, bir vizyon kazandırdı. Her hizmetin arkasında bir plan, bir emek ve bir ekip çalışması olduğunu görmek bizleri etkiledi. Projelerin nasıl hayata geçirildiğini bizzat dinlemek ve yerinde görmek, bizim için ilham verici bir deneyimdi.
Bursa / Yıldırım Belediyesi
Staj programımız kapsamında İstanbul’dan yola çıkarak Türkiye’nin tarihî ve kültürel olarak en zengin şehirlerinden biri olan Bursa’yı da ziyaret etme şansımız oldu. Osmanlı Devleti’ne başkentlik yapmış bu şehir, sadece tarihî yapılarıyla değil; doğal güzellikleri, manevî havası ve misafirperver insanlarıyla da kalbimizde özel bir yer edindi.
Bu vesileyle Bursa Yıldırım Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğüne bir ziyaret gerçekleştirdik ve bu sayede, topluma yönelik güzel çalışmaları yerinde görme fırsatı bulduk. Ziyaret sırasında en çok dikkatimizi çeken şeylerden biri, kadınlara sunulan bir çok çeşitli kurs oldu. El işi, dikiş-nakış, kuaförlük, bilgisayar gibi alanlarda verilen eğitimlerin yanı sıra kişisel gelişim ve meslek edindirmeye yönelik birçok imkan sağlanıyordu. Özellikle kaynakçılık eğitimi alan kadınları görünce gerçekten çok etkilendik. Kadınların ellerinde kaynak makineleriyle çalışması, bize güç, cesaret ve ilham verdi. “Kadın her alanda başarabilir” düşüncesini adeta gözlerimizle gördük.
Bu güzel ziyaretimizin ardından, Bursa’nın tarihî yerlerini de gezme şansımız oldu. Osmanlı döneminden kalma camileri ve türbeleri ziyaret ettik. Maneviyatı yüksek, huzurlu atmosferiyle bizi çok etkiledi. Ek olarak Atatürk’ün Bursa’da konakladığı Hünkar Köşkü’ne gittik. Oranın tarihî havası bizde derin izler bıraktı. Bu günü sadece bir gezi olarak değil, aynı zamanda bir öğrenme ve ilham alma fırsatı olarak gördük. Toplum için yapılan bu tür hizmetlerin ne kadar değerli olduğunu bir kez daha anladık.
Kağıthane Belediyesi
İstanbul’da ziyaret ettiğimiz bir diğer belediye olan Kağıthane Belediyesi’nin sunduğu projeleri keşfetmek, bizim için unutulmaz bir deneyim oldu. Bu belediyenin hayata geçirdiği projelerin sadece şehri değil, aynı zamanda insanların yaşamlarını nasıl dönüştürdüğünü gözlerimizle gördük. Kağıthane Belediyesi, 53 aktif projeyle halkına hizmet sunuyor ve her biri, hem pratik hem de insana değer veren bir anlayışla şekillenmiş. Bizim için en dikkat çekici ve ilgi uyandıran projeleri daha yakından görmek, belediyeciliğin ne kadar geniş bir yelpazeye yayıldığını anlamamıza yardımcı oldu.
Kağıthane’nin en büyük önceliklerinden biri, park alanları ve otopark projeleriydi. İstanbul gibi büyük bir şehirde, otopark sorunu insanların günlük yaşamını ciddi şekilde etkileyebiliyor. Kağıthane Belediyesi, bu sorunu çözmeye yönelik 23 farklı otopark alanı inşa etmiş.
Bir diğer etkileyici proje ise Can Dostlar Ofisi oldu. Bu ofis, sokak hayvanlarının bakım ve korunmasına yönelik bir merkez. Bu ofis, hem insanlara hem de hayvanlara karşı gösterilen ilginin samimiyetini gözler önüne seriyor. Maharetli Eller Çarşısı projesi özellikle kadınlara yönelik iş imkanları yaratmayı amaçlıyor. Bu Çarşı, el sanatlarıyla uğraşan kadınların ürünlerini satabileceği ve kendilerine ekonomik bağımsızlık kazandırabilecekleri bir platform sunuyor.
Kağıthane Belediyesi’nin sosyal marketler ve tesisler projeleri düşük gelirli aileler için ücretsiz veya indirimli gıda, giyim ve diğer temel ihtiyaçları sağlıyor. Sosyal marketler, belediyenin halkla ne kadar yakın olduğunu ve toplumun her kesimine yardım eli uzatma amacını gösteriyor. Bunun yanı sıra ilgimizi çeken projeler arasında Sporcu Hane Projeleri, İstihdam Merkezi, Yeşil Vadi Projesi, Yaşlılar için Bakım Evleri yer aldı. Kağıthane Belediyesi’nin projeleri, bize sadece bir belediyenin yönetimsel görevlerini yerine getirmekle kalmadığını, aynı zamanda insan odaklı bir yaklaşım benimseyerek, şehrin her alanına dokunduğunu gösterdi.
Pendik Belediyesi
Ziyaret ettiğimiz son belediye olan Pendik Belediyesi’nin Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nün, belediyenin halkla kurduğu iletişimin temel taşlarını oluşturan ve kurumsal imajını yöneten bir birim olduğunu gördük. Bu müdürlüğün yürüttüğü faaliyetleri yakından gözlemleme fırsatı bulduk ve bu süreç, belediyeciliğin halkla ilişkiler ve medya yönetimi açısından önemli bir rol oynadığını anlamamıza yardımcı oldu.
Belediyenin faaliyetleriyle ilgili yapılan görsel sunum sırasında, dijital çağın gereklerine nasıl başarıyla ayak uydurduklarını kendi gözlerimizle gördük. İlgili müdürlük tarafından yürütülen dijital pazarlama çalışmaları, yalnızca sosyal medya içerikleri üretmekle sınırlı kalmayıp, aynı zamanda halkla etkili ve hızlı iletişim kurmaya yönelik stratejik adımları da kapsıyordu.
Belediyenin sadece kurumsal kimliğini değil, aynı zamanda liderliğini üstlenen Belediye Başkanı’nın kişisel marka yönetimi hakkında da bizlere bilgi verildi. Son altı yıla ait Instagram, Twitter, Facebook gibi platformlardaki reklam faaliyetlerinin istatistikleri ve bu çalışmaların gerçekçi, ölçülebilir sonuçları bizim için öğretici oldu. Rakamlar, yalnızca yapılan işleri değil, aynı zamanda bu işlerin toplum üzerindeki etkisini ve geri dönüşünü de net bir şekilde ortaya koyuyordu. Ayrıca, belediye hizmetlerinin tanıtımında açık hava reklamcılığının etkisi üzerine yapılan paylaşımlar aydınlatıcıydı. “Vatandaş neredeyse, biz de orada olmak zorundayız” sözü, belediyenin halkla kurduğu bağı ve hizmet anlayışını en özlü biçimde anlatan cümlelerden biriydi.
Sunumdan sonra ziyaret ettiğimiz Pendik Gençlik Gelişim ve Teknoloji Merkezi’nde çocuklara ve gençlere yönelik verilen desteklerin teknolojiye, kişisel gelişime ve sosyal hayata kadar uzandığını görmek bizleri umutlandırdı.
Tüm bu deneyim, sadece mesleki bilgiler edinmemizi değil, aynı zamanda bir şehrin ruhunu hissetmemizi sağladı. İstanbul’un enerjisi, sokaklarının ritmi ve kurumlarının vizyonu bize sadece bir staj değil, unutulmaz bir yolculuk sundu.
Bu anlamlı sürecin bir parçası olmamıza olanak tanıyan TDBB ve Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesi’ne gönülden teşekkür ederiz. Bizlere sadece kapılarını değil, aynı zamanda zihinlerini ve kalplerini açtılar. Her anı dolu dolu geçen bu staj, gelecekte atacağımız adımlar için bize yön verdi.
Şimdi geriye dönüp baktığımızda, sadece bilgilenmiş değil, aynı zamanda büyümüş, gelişmiş ve İstanbul’un eşsiz deneyiminden bir parça taşır hale gelmiş olduğumuzu görüyoruz.
Dünyanın Kültür Başkenti İstanbul!
Asırlara meydan okuyan Ayasofya Camii, zarafetiyle insanı büyüleyen Sultanahmet, ihtişamıyla gökyüzüne yükselen Süleymaniye, maneviyatı içimize işleyen Eyüpsultan, tarihe yön veren hanedan mensuplarının türbeleri… Ve elbette zarafetiyle göz kamaştıran Dolmabahçe Sarayı, her köşesinde Osmanlı’nın izlerini taşıyan Topkapı Sarayı…
Tüm bu yapılar, sadece taş ve tuğladan ibaret değildi bizim için; her biri geçmişin sesini bugüne taşıyan birer yaşayan hafıza gibiydi.
Ayrıca İstanbul’un dört bir yanına yayılmış müze ve sanat galerileri sayesinde, şehrin sadece tarihiyle değil, kültür ve sanatla atan kalbiyle de buluşma şansı yakaladık.
Bu yolculuk, bizlere sadece bilgi değil; hayranlık, ilham ve derin bir bağlılık kazandırdı.
Bizi biz yapan bu eşsiz deneyim için;
Teşekkürler Türkiye…
Teşekkürler İstanbul…
Teşekkürler TDBB…











