Türk Dünyası Belediyeler Birliği (TDBB), Bosna-Hersek’te 29 Haziran 2025 tarihinde düzenlenen törenle tamamlanan 515. Ayvaz Dede Etkinlikleri’ne finans ve katılımcı desteği verdi.

Bosna Hersek İslam Birliği Başkanı Kavazovic törende yaptığı konuşmada, Ayvaz Dede Şenliklerinin kendileri açısından köklü bir gelenek olduğunu söyledi. Müslümanlara yönelik dünya genelinde soykırımlar yapıldığına dikkati çeken Kavazovic, “Srebrenitsa’dan çıkardığımız dersleri her zaman hatırlamalıyız. Srebrenitsa, bize düşmana teslim olmanın, savunmasız olmanın, koruyanların bizden olmamasının neye mal olduğunu açıkça göstermektedir” diye konuştu.

Törenlere Türkiye’nin Saraybosna Büyükelçisi Emin Akseki, Bosna Hersek İslam Birliği Başkanı Husein Kavazovic, Bosna Hersek İslam Birliği temsilcileri ile Türkiye’nin de bulunduğu çeşitli ülkelerden çok sayıda kurum ve kuruluş temsilcisi ile davetliler katıldı. Milli Savunma Bakanlığı Mehteran Birliği’nin konserini binlerce kişi izledi. Mehteran Birliği, Boşnakların en sevdiği ezgilerden “Sehidski Rastanak (Şehidin Vedası)” eserini de seslendirdi.

Boşnakların İslamiyet’i kabul etmesindeki önemli sembollerden biri olarak bilinen Ayvaz Dede’nin hatırasını yaşatmak adına 515 yıldır düzenlenen şenliklere katılmak üzere 100’den fazla atlı, renkli ve geleneksel kıyafetleriyle sabahın erken saatlerinde geldikleri Travnik yakınlarındaki Karaula köyünden tekbir ve dualarla Prusac’a uğurlandı.

Geçmişi kadim bir gelenekle günümüze taşıyan şenliklere katılacak atlılar için yola çıkılmadan önce Kur’an-ı Kerim okundu ve dua edildi.

Ayvaz Dede kimdir?

Sarı Saltuk gibi irşat maksadıyla Anadolu’dan Bosna Hersek’e gelen Horasan erenlerinden Manisa Akhisarlı Ayvaz Dede, inanışa göre 5 asırdan daha uzun süre önce kuraklığın yaşandığı ve bugün şenliklere ev sahipliği yapan Prusac (Akhisar) kasabasındaki dağda 40 gün 40 gece dua etti.

Halkın kıtlık çektiği, hayvanların susuzluktan telef olduğu bölgeye su getirmek için ibadet eden Ayvaz Dede’nin, gece uykusunda iki koçun birbiriyle çarpıştığını gördüğü ve uyandığında karşısında yarılan dağı ve gürül gürül akan ırmağı bulduğu rivayet ediliyor.

Olayın ardından bölge suya kavuşup kuraklık sona ererken bu mucizevi hadiseyi duyan bölge halkının Müslüman olduğu belirtiliyor.

Komünizmin hüküm sürdüğü eski Yugoslavya döneminde 1947’den itibaren yasaklanan şenlik, 1990’da yeniden düzenlenmeye başladı.