Türk Dünyası Belediyeler Birliği (TDBB) ve İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Araştırma Merkezi işbirliğinde, “Rusya ve Türkiye: Uluslararası Bağlamda İkili İlişkiler” Sempozyumu, 19-20 Ekim 2018 tarihlerinde Rusya Lomonosov Moskova Devlet Üniversitesi Kamu Yönetimi Fakültesi ev sahipliğinde Moskova’da yapıldı.

Sempozyuma, Türkiye ve Rusya’dan tarih, siyaset bilimi ve uluslararası ilişkiler alanında uzman öğretim üyeleri katıldı. İki gün süren sempozyumda, Türk ve Rus bilim adamları geçmişten günümüze Türkiye ve Rusya ilişkilerini uluslararası bağlamda değerlendirildi. Toplam 23 bilimsel bildirinin sunulduğu sempozyumda, Türk bilim adamları Türkiye’nin tarih algısında, stratejik konumlamasında ve uluslararası siyasette Rusya’nın yerini anlattı Bu algının iki ülke arasındaki ilişkilerde oynadığı rol, bildirilerin sınırları dahilinde pek çok bakımdan ele alındı.

XIX. Yüzyılda İngiltere’nin iki ülke ilişkilerinde nasıl bir yönlendirmede bulunduğu Prof. Dr. Mahir Aydın ve Prof. Dr. A. A. Ulunyan tarafından ele alınan konular arasında yer aldı. Rus bilim adamı Dr. E. V. Bahrevskiy, Rusya’nın Türkiye’deki imajı ve Türkiye’deki Rusyalıları anlatarak, kültürel benzerliklere işaret etti. Prof. Dr. P. V. Shlykov, Türk-Rus ilişkilerinde işbirliği ve rekabet noktalarına değindi. Doç. Dr. Gültekin Yıldız, Türkiye’nin stratejik kültüründe Rusya faktörünü ele alarak, bunun tarihsel temelleri üzerinde durdu. Doç. Dr. Hayri Çapraz, boğazların iki ülke açısından önemini anlattı. Osmanlı Devleti’nin Petersburg’daki elçilerinin iki ülke ilişkilerinde oynadığı rol, Dr. Mustafa Tanrıverdi tarafından dinleyicilere anlatıldı.

Türkiye ve Rusya arasındaki kültürel ilişkiler ise; Prof. Dr. Namık Sinan Turan, Dr. Şamil Mutlu, Prof. Dr. O. Yu. Petrunina, Prof. Dr. A. Yu. Polunov’un bildirilerinde ele alındı. Bildirilerde, XIX. Yüzyıldan günümüze uzanan süreçte kültürel ilişkilerdeki kesişme ve kopuş noktaları sunuldu. Sempozyumda sunulan diğer bildirilerde de Türkiye ve Rusya ilişkilerinin ekonomik, siyasi ve sosyal yönleri ayrıntılı bir şekilde ele alındı.

Kapanış ve değerlendirme oturumunda, sempozyumun bu anlamda ilk olma özelliği vurgulanarak, birçok açıdan önemine değinildi. Türkiye ve Rusya’nın en eski üniversitelerinden olan İstanbul Üniversitesi ve Moskova Devlet Üniversitesi’nin öncülüğündeki bu sempozyumun, bundan sonraki süreçte Türkiye ve Rusya akademik işbirliklerine önemli bir zemin oluşturacağı üzerinde duruldu. Sempozyumda sunulan bildirilerin bir kitap halinde yayınlanması kararlaştırıldı.